ANKARA - BHA
Eğitimci - Türkolog Hayat Aras, yazısında şu ifadelere yer verdi:
''Türkiye Azerbaycan Dostluk İşbirliği Ve Dayanışma Vakfı ve Medya Araştırmaları ve İzleme Merkezi tarafından düzenlenen “Türk Birliğinin Küresel Dünyadaki Rolü: Azerbaycan-Türkiye-Özbekistan Medya İşbirliği” başlıklı toplantı, 22 Mayıs 2026 tarihinde Ankara’da TADİV binasında gerçekleştirildi. Türkiye, Azerbaycan, Kırgızistan ve Özbekistan temsilcileri, Türk Dünyasında medya ve iletişim alanındaki dayanışma, işbirliği ve ortak çalışmaları masaya yatırdı.
Açılış konuşmasını yapan TADİV Başkanı Prof. Dr. Aygün Attar, Türk dünyasında birlik ve dayanışmanın önemine dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Attar, farklı coğrafyalarda yaşayan Türk Halkları arasında güçlü köprüler kurulmasında ve Türk devletlerine ilişkin gerçeklerin uluslararası kamuoyuna doğru biçimde aktarılmasında medyanın kritik bir sorumluluk üstlendiğini vurguladı. Konuşmasında, İlham Aliyev’in "Türk dünyası bizim ailemizdir, başka bir ailemiz yoktur. Bu aileyi geleceğe taşımak için ortak çabalarımız hayati önem taşımaktadır. Bu, Azerbaycan dış politikasının en öncelikli konusudur." sözlerine atıfta bulunarak, bu yaklaşımın Azerbaycan ve Türk Dünyası arasında ortak bir stratejik vizyona dönüştüğünü ifade etti. Attar, özellikle dezenformasyon ve yalan haberle mücadelenin önemine değinerek; doğru, güvenilir bilgi akışının Türk dünyasında dayanışmayı güçlendiren temel unsurlardan biri olduğunu belirtti. Ayrıca 44 günlük Vatan Muharebesi sürecinde, Türk medyasının Azerbaycan’a verdiği kararlı desteğe dikkat çekti.
Toplantıda ayrıca, Türkiye Cumhuriyeti Bakü Büyükelçisi Hulusi Kılıç (Mart 2008 – Eylül 2012), Medya Araştırmaları ve İzleme Merkezi Başkanı Zaur Qəriboğlu, Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi İİBF Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Fırat Purtaş, TRT Spikeri Oya Eren, Özbekistan Ankara Büyükelçiliği temsilcisi Odiljon Gaffarov, Kırgızistan Ankara Büyükelçiliği temsilcisi Ulan Maksadov, Türk Dünyası Sivil Toplum İşbirliği Derneğinin (TÜRKSİT) Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Kurnaz… söz alarak Türk Dünyasında Medya ve İletişimin taşıdığı önem ve geliştirilecek işbirliklerinin sağlayacağı kilit etkiler üzerinde durdular.
Türk Dünyası Gazeteciler Federasyonu adına Genel Başkan Başdanışmanı, Türkolog, araştırmacı yazar Hayat Aras katılım sağladı. Hayat Aras yatığı konuşmada şunları söyledi: Türk Dünyası Gazeteciler Federasyonu, 2014 yılında Ankara merkezli kurulan ve kurulduğu tarihten bugüne faaliyetlerini aksatmadan yürüten bir meslek örgütüdür. Türkiye’de 21 Gazeteci Cemiyeti; Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, Kuzey Makedonya, KKTC, Irak Kerkük’te dernek; 23 Türk bölgesi ve topluluğunda temsilci statüsüyle faaliyetlerini sürdürmektedir. Federasyon, mesleki faaliyetlerin yanı sıra kültür, sanat ve sinemaya katkı sağlamak için çeşitli çalışmalar düzenlemektedir. Bunlardan bazıları “Türk Dünyası Gazeteciler Şurası”, “Türk Dünyası Sinemacılar Şurası”, “Türk Dünyası Sinemacılar Platformu", “Türk Dünyası Belgesel Film Festivali”dir. 2026 yılında “Türk Dünyası Genç Sinemacılar Formu”, Türk Dünyası Gazeteciler Forumu, 11. Türk Dünyası Belgesel Film Festivali ve “6. Uluslararası Türk Dünyası İletişim ve Sanat Sempozyumu” gerçekleştirilecektir.
Çuvaş Türkleri, Эпир пулнӑ, пур, пулатпӑр (Épir pulnă, pur, pulatpăr) “Vardık, Varız, Varolacağız!” diyerek köklerimizin eskiliğini; Azerbaycan Türkleri “Tek Millet, İki Devlet” diyerek ortak kimlik ve kardeşlik bağlarımızı vurgular. Zaman içinde, birbirimizi tanıdıkça, işbirliklerimiz arttıkça sloganlarımız da çoğalmaktadır “Tek Millet, Yedi Devlet. “Tek Ulus Çok Yurt”. Bugün her birimiz bulunduğumuz yerde Türk Dünyasının farklı topraklarının kültür taşıyıcıları, iletişim elçileriyiz. Mustafa Çokay "Her Türk'ün iki vatanı vardır: Birincisi kendi doğduğu topraklar, ikincisi Türkiye'dir." der. Türkiye’de yaşayan Türkler olarak bizim de ikinci vatanımız Türk Dünyasının haritalara sığmayan kültür coğrafyalarıdır. Bu coğrafyaların birbirine güçlü bağlarla eklemlenmesinde, medyanın rolü oldukça büyüktür. Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün “Vatanını en çok seven görevini en iyi yapandır.” sözü; vatan sevgisinin söylemde kalan bir duygu değil; sorumlulukla, emekle ve üretimle anlam kazanan bir eylem olduğunu anımsatır. Medya alanında üretilecek nitelikli içerikler, bu sorumluluğun bir parçası olacaktır.''
_google_ers_1779710722.jpeg)